Assos


Assos’un şimdiki adı Behramkale. İlk kuruluşu MÖ. VII. yüzyıla kadar uzanıyor. Daha sonra Pers egemenliğine girmiş, 5. yüzyılda Atina Birliği’ne katılmış. Ardından kent “özelleştirilmiş” ve banker Euboulos’un yönetimine girmiş. Kentin sonraki hakimi de bankerin mirasçısı azatlı köle Hermias olmuş. Hermias Filozof Platon’un öğrencisiydi. Aristotalesin de arkadaşıydı. Mantık biliminin babası filozof Aristotales, Hermias’ın konuğu olarak üç yıl Assos’ta kaldı, dersler verdi.

Assos’u anlatmaya buradan başladık. Çünkü her zaman sakin, dingin bir tatil yeri olan Assos’ta bir akşam günbatımında ya da bir sabah çok erken uyanıldığında denize uzanan iskelenin üzerine oturarak düşüncelere dalıp gitmiş bulursanız kendinizi, bilin ki sizin kabahatiniz değildir. Antik çağda burada düşünen felsefe tarihinin en büyük filozoflarının kabahatidir. Sizden ikibin küsur yıl kadar önce burada felsefenin en derin sorunlarını çözmeye çalışmışlardı.

Kentlerin gürültüsünden kaçıp bir kaç gün başını dinlemek isteyenler, yeni bir sevdaya tutulanlar ( veya eski sevdalarını her gün yeniymiş gibi yaşayanlar ) yılın her mevsiminde bu küçük koya gidebilirler. Yaz günlerinin güzelliği ayrıdır ama kışın geçirilecek bir kaç gün de unutulmaz anılar bırakır.

Assos’un tatil merkezi olan iskelesi küçücük bir çanak gibi. Assos mimarisine uygun ve çoğu eski antrepoların restorasyonuyla yapılmış otel, pansiyon ve restoranlar iskele çevresinde sıralanıyor.

İskele’de günün her saatinde ayrı bir keyif yaşanır. Sabah dingindir. Kıyıda ve iskele üzerinde yapılacak küçük bir yürüyüş gecenin yorgunluğundan kurtulmanızı sağlar. Biraz tepelere doğru çıkıp bakarsanız denizin altında antik kentin kalıntılarını, başınızı biraz kaldırırsanız denizin mavisinin içinde, biraz ötede Midilli Adası’nı görebilirsiniz.

Otelinizin deniz kenarına atılmış masalarında sıkı bir kahvaltının ardından, küçük kumsallı plajda denize girmek ya da çevre gezisi için sonsuz alternatiflerden birini seçmek size kalmıştır artık.

Antik kent

Antik kenti gezmeye başlamak için yukarıya, Behramkale köyüne çıkmak gerekiyor. Köyün daracık parke taşlı sokaklarından geçilerek çıkılan Assos akropolü 238 metre yükseklikte. İç surlar Osmanlı döneminde ve günümüzde onarım görmüştür. Yan taraftaki cami ile Behramkale’ye Ayvacık tarafından girişte görülen köprü I. Murat döneminde yapılmıştır.

Assos, Midilli adasından gelen Methymnalılar ve Aioller tarafından kurulmuş. Ünlü filozof Aristoteles İ.Ö. 348-345 yılları arasında kentte kalmış, burada bir felsefe okulu kurmuş, izleyen evrede Kleanthes adında bir filozofun yetişmesinin zeminini hazırlamış.

Ören yerindeki en önemli kalıntı Ege denizine hakim muhteşem bir manzarası olan ve İ.Ö. 6. yüzyılda yapılan Athena Tapınağı’dır. Yapının önemli buluntuları Boston Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzesi ve Behramkale’deki kazıevinde korunuyor. Tapınağın sütunlarının ayağa kaldırılması için uzun yıllardır çalışılıyor. Çalışmalar geçen yıl Efes pilsen’in sponsorluğuyla hızlandı ve geçen yaz bu çalışmaların sonuçlarını paylaşmak için bir dizi etkinlik düzenlendi.

Her yıl Eylül ayında yapılan Assos Festivali de tapınağın bulunduğu düzlemde gerçekleşiyor.

Kenti çeviren 3 km. uzunluğundaki surların taş işçiliği gözalıcıdır. Herbiri ayrı biçimde yapılmış kapıları ile Hellen uygarlığından kalan en sağlam durumdaki eser surlardır.

Ören yerinde yamaca yerleşmiş çok katlı agora ile doğudaki boulevterion ile agoranın altında bulunan tiyatro kentin yaşama alanının odak noktasının bu kesimde olduğunu gösteriyor.

Çevre gezileri

Assos’ta kalıyorsanız eğer, bütün günleri iskele çevresinde geçirmeyin. Çevrede görülmeye değer çok yer vardır. Bir gün iskeleden tekne kiralayıp çevre koyları gezebilirsiniz.

Bir başka gün ise, Assos-Babakale, Geyikli güzergahı üzerindeki Sokakağzı ( Polymedium ), Babakale, Apollo Simintheion tapınağı ile Kumburnu sahilindeki savaş siperlerine kadar uzanabilirsiniz. (Kumburnu, Babakale sayfalarına bakınız)

Assos’un doğusuna, Küçükkuyu’ya doğru zeytinlikler arasında ilerlendiğinde arasıra kayalık burunlarla bölünen ve şimdilik ıssıs olan kumsallar sıralanıyor. Günübirlik piknik için değer. Bu bölge aynı zamanda yeni otellerin ve tatil sitelerinin yapıldığı yer. Tepelere doğru tırmanıldığında zeytinler yerini çamlara terkediyor.

Günübirlik turların bir başka odak noktası Truva antik kenti olabilir. Diğer bir gün ise Altınoluk çevresini gezebilirsiniz.

AYKIRI BİR FESTİVAL ASSSOS FESTİVALİ

Festival düzenlemek bir ara pek moda Neredeyse her kasabanın bir festivali oldu. Çoğu “panayır” düzeyini geçemeyen şeylerdi.

Hayal kurmayı becerebilen bir kaç insanın 1993’de başlattığı festival “Kendi dilini araya, özgün yapıtlar üreten dans, tiyatro ve performans toplulukları ile bu topluluklarla çalışmayı seçen müzisyen, tasarımcı, plastik ve görüntü sanatçılarını bir araya getirerek, üretilen yapıtları geniş bir seyirci kitlesine sunmayı amaçlamaktadır.” diye tanımladığı Assos festivali evrensel ve yerel kültürü, sanatı tarihin dekoru ve atmosferi içerisinde sergiliyor. Artık iki yılda bir yapılacak ( 1999’dan başlayarak tek sayılı yıllar) festivale katılan yerli ve yabancı topluluklarla yörenin köylülerinin Assos’da üretip sergiledikleri gösterilerle 5 yıldır Eylül ayının son haftasında gerçekleştiriliyor. Sanat adamı Hüseyin Katırcıoğlu’nun yoğun emeği; Eden Gardens-Eden Beach Otelleri sahibi Hilmi Selimoğlu’nun ana sponsorluğunda yürütülen festival uluslararası tiyatro çevrelerinde de büyük ilgi görüyor.

Assos Festivali’yle ilgili notumuzu hep yukarıdaki cümleyle bitirirdik. Ama Assos Festivaline yıllar boyu emek

veren sanatçı Hüseyin Katırcıoğlu 1999’da yaşama veda etti. Festivalin ana sponsoru Hilmi Selimoğlu ve

arkadaşları festivali ve Katırcıoğlu’nun anısını yaşatacaklarını söylüyor. Dileriz bu “aykırı” festival yaşar.

Assos Athena tapınağı giderek ayağa kaldırılıyor. 1998 yazında Efes Pilsen’in sponsorluğuyla yapılan restorasyon çalışmaları , tapınaktaki kültürel etkinlikle tanıtılmıştı.

Yaz günlerinin güzelliği ayrıdır ama Assos’da kışın geçirilecek bir kaç gün de unutulmaz anılar bırakır.

Assos plajı

Assos’un tatil merkezi olan iskelesi küçücük bir çanak gibi. Assos mimarisine uygun ve çoğu eski antrepoların restorasyonuyla yapılmış otel, pansiyon ve restoranlar iskele çevresinde sıralanıyor.