->
Orada, Tanrı ve insan, doÄŸa ve sanat hep birlikte, yeryüzünde öylesine mükemmel bir yer yarattılar ki, görülmeÄŸe deÄŸer.” Bir koluyla Asya’ya, diÄŸeriyle Avrupa’ya uzanarak iki kıtayı da kucaklayan kenti Lamartine böyle tanımlıyor.
Gezilecek yerler ;
Müzeler ve Örenyerleri
Arkeoloji Müzesi
Adres: Osman Hamdi Bey YokuÅŸu Gülhane – İstanbul
Tel: (212) 520 77 40
Faks: (212) 527 43 00
Askeri Müze ve Kültür Sitesi Komutanlığı
Askeri Müze ve Kültür Sitesi Komutanlığı bünyesinde;dünyanın en eski bandosu olan Mehter bulunmaktadır.Mehter,müzenin açık olduÄŸu günlerde 15:00-16:00 saatleri arasında iki seans halinde konser vermektedir.Her türlü konferans,panel,sergi, açık oturum gibi kültür,sanat ve bilimsel faaliyetlere açık “Kültür Sitesi” kompleksi yer almaktadır.Sanatçıların resim, fotoÄŸraf gibi eserlerinin sergilendiÄŸi sergi salonu bulunmaktadır.
Askeri Müze;dini bayramların birinci günü,yeni yılın ilk günü ile pazartesi ve salı günleri dışında hergün 09:00-17:00 saatleri arasında ziyarete açıktır.
Askeri Müze;koleksiyonların zenginliği ve çeşidi açısından dünyanın önde gelen eski müzelerinden birisidir.Müzede yaklaşık bin yıllık dönemdeki Türk ve İslam devletleri ile muhtelif Avrupa devletlerine ait kesici ve savunma silahları, ateşli silahlar, toplar, atıcılık silahları tablolar, çadırlar, bayrak ve sancaklar, askeri kıyafetler, madalya ve nişanlar ile diğer etnografik eserler sergilenmektedir.
TEL:0212 233 27 20 (4 Hat)
FAKS:0212 296 86 18
ADRES:Askeri Müze ve Kültür Sitesi Komutanlığı
Harbiye/Şişli/İSTANBUL
Atatürk Müzesi
ÅžiÅŸli’de Atatürk’ün oturduÄŸu ev daha sonra onun anısına müzeye dönüştürülmüştür. KiÅŸisel eÅŸyaları sergilenmektedir.
Ziyarete açık günler : Pazartesi ve Salı hariç her gün açıktır
Aya İrini Kilisesi (St. İrene) İstanbul’da yapılan ilk kilisedir. Konstantin’in emri üzerine 4′üncü yüzyılda yapılmış, sonradan Jüstinyen zamanında restore edilmiÅŸtir. Yapı, Hıristiyanlık öncesi dönemi tapınağının üzerine inÅŸa edilmiÅŸtir.
Ayasofya Müzesi
Adres: Sultanahmet Meydanı – İstanbul
Tel: (212) 528 45 00
Fax: (212) 512 54 74
Ayasofya Müzesi I.Mahmud Kütüphanesi
Büyük Saray Mozaikleri Müzesi Adres: Sultanahmet Arastası – İstanbul
Tel: (212) 511 97 00
Mozaik Müzesi, Bizans imparatorlarının Büyük Sarayı’ndan kalmadır. 5. ve 6′ncı yüzyıl nadide mozaik döşemeler burada korunmaktadır.
Denizcilik Müzesi
BeÅŸiktaÅŸ’tadır. Osmanlı denizcilik tarihine ait bir çok ilginç eserler yanında, sultanların BoÄŸazı geçerken kullandıkları “saltanat kayıkları” da sergilenmektedir.
Ziyarete açık günler : Cumartesi ve Pazar hariç her gün açıktır
Divan Edebiyatı Müzesi (Galata Mevlevihanesi)
Adres: Galipdede Cad. 15 BeyoÄŸlu – İstanbul
Tel: (212) 245 41 41
Fethiye Müzesi (Pammakaristos)
Güzel Sanatlar Müzesi
BeÅŸiktaÅŸ’taki Güzel Sanatlar Müzesi’nde 19. uncu yüzyılın sonundan günümüze uzanan döneme ait Türk resim ve heykel örnekleri yer almaktadır.
Ziyarete açık günler : Pazartesi ve perşembe hariç her gün açıktır
Havacılık Müzesi
YeÅŸilköy’dedir. Türk havacılığının geliÅŸmesi teması üzerine kurulmuÅŸtur.
Ziyarete açık günler : Salı hariç her gün açıktır
İmrahor Anıtı (İlyas Bey Camii) St. Studios Manastırı Hagios Ionnes Prodromos Bazilikası
Kariye Müzesi
Adres: Edirnekapı – İstanbul
Tel: (212) 523 30 09
11. yüzyıl eseridir ve “Hz. İsa” Kilisesi adıyla da anılır. İstanbul’da Ayasofya’dan sonra en önemli Bizans yapısıdır. İstanbul Edirnekapı yakınlarında yer alan mozaik ve freksleriyle ünlü bu kilise Bizans İmparatoru Alexius Komnenos’un kayınvalidesi Maria Dukaina tarafından yaptırılarak Hz. İsa’ya ithaf edilmiÅŸ daha sonra büyütülmüştür. Hz. İsa ve Hz. Meryem’in yaÅŸantılarını sahneleyen mozaik ve fresklerinin çoÄŸu 1305-1320 yıllarında yapılmıştır. II. Bayazıt döneminde camiye çevrilen kilise Cumhuriyet döneminde 1929′da restore edilmiÅŸ, mozaikleri meydana çıkarıldıktan sonra müze olarak ziyarete açılmıştır. Bu arada, müze ziyareti sonrasında Kilise’yi çevreleyen ahÅŸap evlerde, ÅŸehrin koÅŸuÅŸturan ortamından uzakta, rahat bir atmosfer içinde çay ve kahve sunulmaktadır.
Orhan Kemal Müzesi
Müze Tel : (+90-212) 292 92 45 – 292 12 13 Fax: (+90-212) 243 67 82
Yakın edebiyatımıza ışık tutan Orhan Kemal için, Orhan Kemal Kültür Sanat Koordinatörlüğü katkıları ile İstanbul’da, Akarsu caddesi No:32 Cihangir 80060 adresindeki ev müze haline getirildi. Müzede Orhan Kemal’in fotoÄŸrafları, ilk baskı kitapları, yabancı dilde yayınlanan kitapları, çalışma odası, kullandığı eÅŸyalar ve giysileri sergilenmektedir.
Ziyarete açık günler : Her gün 10.00-17.00 saatleri arasında açıktır. Giriş ücretsizdir.
Rumelihisarı Müzesi – Anadoluhisarı Müzesi – Yedikulehisarı Müzesi Rumelihisarı Müzesi
Adres: Yahya Kemal Cad. No:42 Hisarönü – İstanbul
Tel: (212) 263 53 05
Anadoluhisarı Müzesi
Adres: Beykoz – İstanbul
Tel: (212) 263 53 05
Rahmi Koç Endüstri Müzesi Hasköy’ün banliyösünde, Haliç kıyısında, daha önceleri Lengerhane adıyla anılan Osmanlı dönemi demir ve çelik işçiliÄŸinin mekanı Rahmi Koç Endüstri Müzesi endüstrideki geliÅŸmeleri sergilemektedir.
Ziyarete açık günler : Pazartesi hariç her gün açıktır
Sadberk Hanım Müzesi BoÄŸazdan yukarıya doÄŸru, Büyükdere’nin kenar mahallesindeki, 19 uncu yüzyıl iki ahÅŸap villayı Sadberk Hanım Müzesi koleksiyonları doldurmaktadır. Önceden Türk süsleme sanatı örneklerinin sergilendiÄŸi bu özel müze yeni arkeolojik koleksiyonun eklenmesi ile daha da büyümüştür.
Ziyarete açık günler : Çarşamba hariç her gün açıktır.
Şehir Müzesi
Yıldız Sarayı’nın bahçesindeki Åžehir Müzesi’nde ise Osmanlı fethinden bu yana İstanbul’un tarihi ile ilgili belgeleri korumaktadır.
Ziyarete açık günler : Perşembe hariç her gün açıktır. Yine Yıldız Sarayı bahçesinde çok zengin dekor ve sahnesi, zarif kostümleri ile Tiyatro ve Tarihi Sahne Kostümleri Müzesi yer almaktadır.
Tekel Müzesi
Topkapı Sarayı Müzesi
Adres: Sarayiçi Sultanahmet – İstanbul
Tel: (212) 522 44 22
Fax: (212) 522 44 22
Türk Halıları Müzesi
İbrahim PaÅŸa Sarayı’nın bulunduÄŸu sokağın karşısındadır. Türkiye’nin her yöresinden toplanan çok güzel antika halı ve kilimler sergilenmektedir.
Ziyarete açık günler : Pazartesi hariç her gün açıktır
Türk – İslâm Eserleri Müzesi
Adres: İbrahim PaÅŸa Sarayı Sultanahmet – İstanbul
Tel: (212) 518 18 05
Faks: (212) 518 18 07
Müzede Türk ve İslam sanatı eserleri sergilenmektedir. Bina, 1524′de MuhteÅŸem Süleyman’ın BaÅŸ Veziri İbrahim PaÅŸa tarafından ikametgahı olarak yaptırılmıştır. Osmanlı İmparatorluÄŸu döneminin en büyük özel konutudur. Bugün, zarif seramik koleksiyonlarının, minyatürlerin, hat sanatı örneklerinin, tekstillerin, en eski halıların yanında aÄŸaç oyma eserlerin sergilendiÄŸi bir mekandır.
Türbeler Müzesi
Adres: Atmeydanı Sultanahmet – İstanbul
Tel: (212) 517 05 44
Yıldız Sarayı Müzesi
Adres: BeÅŸiktaÅŸ – İstanbul
Tel: (212) 258 30 80
Faks: (212) 258 30 85
Yerebatan Sarnıcı
Bizans Sarnıcı olarak da anılan sarnıç, Ayasofya’nın yakınındadır. Büyük salonun ince tuÄŸla kemerleri 136 adet korint stili sutünla desteklenmektedir.
Ziyarete açık günler : Salı hariç her gün açıktır
İSTANBUL
Kuleler
Kız Kulesi: İstanbulun sembolü olan Kız Kulesi, BoÄŸaz giriÅŸindeki kayalık üzerine kurulmuÅŸ küçük, ÅŸirin bir kuledir. Tarih içinde gözetleme kulesi, deniz feneri olarak kullanılan kule günümüzde turizme tahsis edilmiÅŸtir. Batı kaynakları burayı sevgilisi Hera’ya kavuÅŸmak için yüzerken boÄŸulan Leander’in kulesi olarak tanıtır. Bir diÄŸer hikayeye göre de burası, kızının yılan tarafindan sokulacağını rüyalarında gören İmparatorun, emniyette olması için genç kızı yerleÅŸtirdiÄŸi kule idi. Meyve sepeti içinde gelen yılan trajediye sebep olur.
Galata Kulesi: Bizanslıların Cenevizliler aleyhine hareketlerine karşılık, Cenevizliler tarafından yapılmıştır. Bölgeyi her türlü saldırıdan korumak için de bu kuleyi yaptırmışlardı. Kulede büyük sahanlığa kadar duvar içinde dönerek çıkan bir taÅŸ merdiven vardır. Son yıllarda 1967′de restore edilmiÅŸ, içine asansör konmuÅŸ, diÄŸer katlarına da lokanta yapılmıştır.
Beyazıt Kulesi: Bugünkü İstanbul Üniversitesi merkez binasının bulunduğu yerdeki yapı (eski saray), II. Mahmut devrinde Milli Savunma Bakanlığı (Seraskerlik) olarak kullanılmıştır. Seraskerliğin avlusundaki ahşap kule, yangın gözcüleri için uzun süre varlığını sürdürmüştür. II. Mahmut, daha güzelini yaptırtmak için bu kuleyi yıktırmıştır ve kitabesine göre, onun emri ile, 1828 yılında Serasker Hüseyin Paşa tarafından o devrin mimari özelliklerini yansıtan, kagir bir kule yapılmıştır. 50 m yüksekliğindeki bu abide, belirgin kütlesiyle, kente karekteristik bir çizgi kazandırmaktadır. Ahşap bir merdivenle çıkılan yukarıdaki sahanlık, şehrin büyük bir kısmını kuşbakışı seyretme olanağı sağlar.
Hisarlar
Üçgeni andıran eski Istanbul yarımadasının etrafı 5. yüzyılda Roma döneminde yapılan, 22 km.yi bulan surlarla çevrilidir. Byzantion ÅŸehir sitesi, kurulmasından itibaren batı yönüne doÄŸru geniÅŸleyerek 4 defa yeni surlarla çevrilmiÅŸtir. Marmara Denizi ve Haliç kıyıları da tek sıra fakat güçlü surlarla çevrili idi. Åžehrin akropolisini çevreleyen surlardan, 3. yüzyılda yapılmış İmparator Septimus Severius ve 320′de Büyük Konstantin’in yaptırdığı 3. sur tamamen yıkılmıştır. Kara surları deniz kıyısından baÅŸlayarak tepeleri ve vadileri geçerek Haliç surlarına iner.
Yedikule: Bu surlardaki en görkemli kapı, Marmara Denizi’ne yakın olan “Altın Kapı” idi. Bu Imparator merasim kapısı, iki mermer kule arasında zafer takı gibi yerleÅŸtirilmiÅŸti. Zaferden dönen ordular, Imparator ve erkanı ÅŸehre bu kapıdan girerdi. Burayı çevreleyen Türk devri eseri 5 kule ilavesi ile 7 kule, bir iç kale haline sokulmuÅŸtu. Zaman içerisinde hazine, depo ve elçi hapishanesi olarak kullanılmış iken, günümüzde enteresan giriÅŸi ve “Altın Kapı” kuleleri ile ÅŸehrin bir diÄŸer müzesidir. Yaz aylannda çeÅŸitli etkinlikler ve konserler yapılmaktadır.
Anadolu Hisarı: Karadeniz’in tek çıkışı BoÄŸaziçi’nin Asya kısmında yer alan hisar, 1390′lı yıllarında Sultan Bayazıt tarafından yaptırılmıştır. Karşı kıyıdakı Rumelihisarı ile birlikte BoÄŸaziçi transit geçiÅŸinin tam kontrol altında tutulması saÄŸlayan bu küçük kale, burçlarına yaslanan eski ahÅŸap evler ve civarı ile pitoresk bir manzara oluÅŸturur.
Rumeli Hisarı: İstanbul BoÄŸazı’nın Rumeli yakasındadır. Bizans’a kuzeyden yardım gelmesini önlemek amacıyla Fatih Sultan Mehmet tarafından 1452 yılında yaptırılmıştır. Üç büyük kule yapımını üstlenen Çandarlı Kara Halil, Saruca ve Zaganos PaÅŸaların adlarıyla anılır.
Camiler, Kiliseler ve Sinagoglar
İSTANBUL
Camiler, Kiliseler ve Sinagoglar
İsanbul’un ünlü camileri arasında Sultanahmet Cami, Süleymaniye Cami, Rüstem PaÅŸa Cami, Fatih Cami, Eyüp Cami, Yeni Cami, Sokullu Mehmet PaÅŸa Cami ve Mihrimah Sultan Cami sayılabilir.
Kente pek çok kilise ve manastır faal durumdadır. Bir kısmı ise cami haline dönüştürülmüştür. Studios Manastin Kilisesi , Sergios-Bakhos Kilisesi, Hagia Eirene Kilisesi, Pantakrator Manastir Kilisesi, Vefa Kilisesi (Hagios Theoderos), Nyrelaion Manastır Kilisesi, Eglise D’hagia Thekla Manastırı, Eski İmaret Cami (Pantepoptes Manastin Kilisesi), Kalenderhane Cami (Akataleotos Manastırı), Fenari İsa Cami (Lios Manastır Kilisesi) ve Fethiye Cami (Pammakaristos Manastr Kilisesi) ünlüleridir.
Saraylar, Köşkler ve Kasırlar
İSTANBUL
Saraylar, Köşkler ve Kasırlar
Aynalıkavak Kasrı
Aynalı Kavak Yazlık Köşkü 18 inci yüzyılda yapılmış ve daha sonra çeÅŸitli sultanlar tarafından restore ettirilmiÅŸtir. 1718′de takılan, bir kısmı Venediklilerden hediye aynaları nedeniyle bu ismi aldığı sanılmaktadır. Haliç üzerindeki saray, geleneksel Türk mimarisinin en güzel örneklerinden biridir.
Beylerbeyi Sarayı
Boğaziçi Köprüsü Asya kulesinin dikili olduğu Beylerbeyi, Bizanstan beri saraylara tahsis edilmiş güzel bir semttir. Beylerbeyi Sarayı 1861-1865 yıllarında, eski ahşap bir sahil sarayının yerinde Sultan Abdülmecit tarafından yaptırılmıştır. Cephe ve iç dekorasyonda Doğu ve Türk motifleri, Batı süs öğeleri ile birlikte kullanılmıştır. Dolmabahçe Sarayının havasını taşıyan üç katlı yapı, harem ve selamlık bölümlerini oluşturan 26 oda ve altı salondan ibarettir. Bu küçük sarayın içi her biri küçük çapta bir servet olan Bohemya avizeleri, Yıldız imalatı çiniler ve seramik vazolarla süslenmiştir.Yaldızlı mobilyaları ile nefis halıları buraya ayrı bir güzellik vermektedir. Otantik mobilyalar, halılar, perdeler ve diğer eşyalar olduğu gibi korunmuşlardır.
Denize bakan cephe süsleri, bakımlı bahçe ve orta bölümdeki havuzlu salon ile spiral merdivenler dikkat çeken yerlerdir. Arka yamaçta bir büyük havuz, teraslar ve türünün güzel örneÄŸi at ahırları yer almıştır. 1970′li yıllara kadar kullanılan eski yol bir tünel saray bahçesinin altından geçerdi. Sahilde iki küçük seyir köşkü bulunan sarayda devlet misafirleri de ağırlanırdı.
Çırağan Sarayı
Haliç ve BoÄŸaziçinin en güzel yerleri sultanlar ve önemli kiÅŸilere saray ve köşkleri için tahsis edilmiÅŸti. Zaman içinde bunların bir çoÄŸu yok olmuÅŸtur. Büyük bir saray olan ÇıraÄŸan 1910 yılında yanmıştır. Önceki bir ahÅŸap sarayın yerinde 1871 yIında Sultan Abdülaziz tarafından Saray Mimar Serkis Balyan’a yaptırılmıştı. Dört yılda dört milyon altına mal olan yapının ara bölme ve tavanı ahÅŸap, duvarlarda mermer kaplıydı. TaÅŸ işçiliÄŸinin üstün örnekleri sütunları, zengin döşenmiÅŸ mekanlar tamamlardı. Odalar nadide halılarla, mobilyalar altın yaldızlar ve sedef kalem iÅŸleri ile süslüydü. BoÄŸaziçi’nin diÄŸer sarayları gibi ÇıraÄŸan da birçok önemli toplantıya mekan olmuÅŸtu. Renkli mermerle süslenmiÅŸ cepheleri, abidevi kapıları vardı ve arka sırtlardaki Yıldız Sarayına bir köprü ile baÄŸlanmıştı. Cadde tarafı yüksek duvarlar ile çevriliydi. Yıllar boyu harabe halinde duran kalıntı büyük tamirler sonunda yeniden ihya olmuÅŸ, yanına ilave edilen eklentiler ile 5 yıldızlı, güzel bir otele dönüştürülmüştür.
Dolmabahçe Sarayı
19 uncu yüzyılda Sultan I. Abdülmecit tarafından yaptırılan Dolmabahçe Sarayı’nın cephesi BoÄŸaz’ın Avrupa kıyısında 600 m boyunca uzanmaktadır. Dolmabahçe Sarayı, Avrupa sanatı üsluplarının bir karışımı olarak 1843-1856 yılları arasında inÅŸa edilmiÅŸtir. Sultan Abdülmecit’in mimarı Karabet Balyanın eseridir. Osmanlı Sultanlarının her devirde birçok sarayı bulunurdu. Ancak esas saray Topkapı, Dolmabahçe Saraylarının tamamlanmasından sonra terk edilmiÅŸtir.
Dolmabahçe Sarayı üç katlı, simetrik planlıdır. 285 odası ve 43 salonu vardır. Denizden 600 metrelik bir rıhtımı, kara tarafında ise birisi çok süslü iki abidevi kapısı vardır. Bakımlı ve güzel bir bahçenin çevrelediği bu sahil sarayının ortasında, diğer bölümlerden daha yüksek olan tören ve balo salonu yer alır. Büyük, 56 sütunlu kabul salonu 750 ışıkla aydınlanan 4.5 tonluk muazzam kristal avizesi ile ziyaretçileri hayrete düşürür.
Sarayın giriş tarafı Sultanın kabul ve görüşmeleri, tören salonunun diğer tarafındaki kanat ise harem bölümü olarak kullanılmıştır. Iç dekorasyonu, mobilyaları, ipek halı ve perdeleri ve diğer tüm eşyası eksiksiz olarak, orijinaldeki gibi günümüze gelmiştir. Dolmabahçe Sarayı mevcut hiç bir sarayda bulunmayan bir zenginlik ve ihtişama sahiptir. Duvar ve tavanlar devrin Avrupalı sanatkarlarının resimleri ve tonlarca ağırlığında altın süslemeleri ile dekore edilmiştir. Önemli oda ve salonlarda her şey aynı renk tona sahiptir. Bütün zeminler birbirinden farklı, çok süslü ahşap parke ile kaplıdır. Meşhur Hereke ipek ve yün halılar, Türk sanatının en güzel eserleri, birçok yerde serilidir. Avrupa ve Uzak doğunun ender dekoratif el işi eserleri sarayın her yerini süsler. Pırıl pırıl kristal avize, şamdan ve şömineler sarayın pek çok odasında güzelliklerini sergiler.
Dünyadaki saraylar içerisinde en büyük balo salonu buradakidir. 36 m. yüksekliğindeki kubbesinden ağırlığı 4.5 ton olan devasa kristal avize asılı durur. Önemli siyasi toplantılarda, tebrik ve balolarda kullanılan bu salon, önceleri alttaki, fırına benzer bir düzen ile ısıtılırdı. Saraya kalorifer ve elektrik sistemi daha sonraları eklenmiştir. Altı hamamdan Selamlık bölümündeki, eşi olmayan, güzel oymalı alabaster mermerleri ile dekorludur. Büyük salonun üst galerileri orkestra ve diplomatlar için ayrılmıştır.
Uzun koridorlar geçilerek varılan harem bölümünde, sultan yatak odaları ve sultanın annesinin bölümü ile diÄŸer kadın ve hizmetkarlar bölümleri bulunmaktadır. Sarayın kuzey eklenti bölümü ÅŸehzadelere tahsis edilmiÅŸtir. GiriÅŸi BeÅŸiktaÅŸ semtinde olan yapı Resim ve Heykel Müzesi olarak hizmet vermektedir. Cumhuriyet döneminde, Atatürk’ün Istanbul ziyaretlerinde ikametgah olarak kullanıldığı sarayda en önemli olay, 1938′de Atatürk’ün ölümüdür.
Florya Atatürk Deniz Köşkü
Atatürk’ün Florya Deniz Köşkü Türkiye cumhurbaÅŸkanlarının yazlığı ÅŸeklinde kullanılmıştır. Marmara Denizi’ne T biçiminde uzantısı ile bu köşk, 1935′de inÅŸa edilmiÅŸtir. Erken 20 inci yüzyıl mobilyalarından en iyi örneklerin görülebildiÄŸi bir sergendir. Atatürk burada kalan ilk cumhurbaÅŸkanıdır.
Hereke İpekli Dokuma ve Halı Fabrikası
Ihlamur Kasırları
19 uncu yüzyıl yaptırılan Ihlamur Köşkü ismini bahçesinde yetiÅŸen ıhlamur aÄŸaçlarından almıştır. Åžimdilerde İstanbul’un ortasında yer alan bu köşk eskiden ÅŸehrin dışındaydı.
Küçüksu Kasrı
Yazlık olarak kullanılan saray, 19 uncu yüzyılın ortasında I. Abdülmecit tarafından yaptırılmıştır.
Maslak Kasırları
Sultan Abdülaziz tarafından av evi olarak tasarlanan Maslak Köşkü, 19 uncu yüzyıl Osmanlı süsleme sanatının kayda değer en güzel örneklerini taşımaktadır.
Merasim Köşkü
Resmi törenler için kullanılmaktayken, Maiyet Köşkü sultanın maiyetini, bazı hallerde de saraydan gezinti için ayrıldıklarında haremini barındırmıştır. (Pazartesi ve Perşembe hariç her gün açıktır.)
Topkapı Sarayı
15-19 uncu yüzyıllar arasında Osmanlı İmparatorluÄŸu’nun merkezinde bulunan Topkapı Sarayı, labirentleriyle, BoÄŸaz, Haliç ve Marmara Denizi’nin sularının karıştığı noktada, bir kara parçası üzerinde yer almaktadır. Yeni sarayın (Topkapı Sarayının) yapımına 1466′dan sonra baÅŸlanmış ve Fatih ölmeden birkaç sene önce 1478′de tamamlanmıştır. Bu saray diÄŸer Avrupa Sarayları gibi tek bir binada olmayıp çeÅŸitli köşk ve dairelerden oluÅŸmuÅŸtur. İlk olarak yapılan Çinili Köşk Sırça Saray’dır ve 1472′de bitmiÅŸtir. Orta Asya mimarisi karakterinde ve iki katlı köşk 1875′te Arkeoloji, 1908 senesinde de Türk İslam Eserleri Müzesi olmuÅŸtur. 1953′te ise Fatih Eserleri Müzesi olarak açılmıştır. Çinili Köşkü, Kubbealtı Arzodası, Hasoda, Hazine, Kiler ve Seferliler gibi koÄŸuÅŸlar, mutfakların bir kısmı, hastalar odası, hamam ÅŸimdi kütüphane olan AÄŸalar Cami, ahır ve diÄŸer binaların yapımı izlemiÅŸ ve son olarak da yapı 1478′de Saray surlarının ve Bab-ı Humayun denen Sultanahmet yönündeki asıl kapının inÅŸaatı ile tamamlanmıştır.
Fatih devrinde ortalama 750 kiÅŸi olan saray halkı gittikçe artmış ve XIX. yüzyılda normal günlerde 5000, bayram günleri gibi fevkalade zamanlarda ise 10.000′i bulmuÅŸtur. Bu sebeple bu saraya zamanla yeni yeni ilaveler yapılmıştır.
Topkapı Sarayı Harem kısmı III. Sultan Murat devrinde 1574 – 1595 yıllarında yapılmış ve ondan sonra Bayazıt’daki harem halkı buraya nakledilmiÅŸtir. XIX. yüzyıl baÅŸlarında harem halkı 474 kiÅŸi idi. Harem’e girerken Kızlar AÄŸası Dairesi ve onun üst katında da küçük ÅŸehzadelerle Sultanlar için Åžehzadeler Mektebi vardı. Sarayda zamanla Enderun Mektebi, Hekimbaşı Odası, Enderun Eczanesi, iç avlulardaki köşklerle Sarayburnu sahillerinde yazlık köşkler yapılmış, mutfaklar, ahırlar geniÅŸletilmiÅŸ, yeni yeni cami ve küyüphaneler ilave edilmiÅŸtir.
Yıldız Sarayı
BoÄŸaziçine hakim tepeler ve vadileri kaplayan geniÅŸ alan üzerine serpiÅŸtirilmiÅŸ, yüksek duvarların çevrelediÄŸi avlular içerisinde köşkler, bahçeler kompleksidir. İstanbul’un bu ikinci büyük sarayı günümüzde deÄŸiÅŸik hizmetlere ayrılmış, bölünmüş durumu ile gelmiÅŸtir. Yıldız Sarayı, III.Selim’in annesi MihriÅŸah Sultan tarafından ilk yaptırılan bir köşkler bütünüdür. II.Mahmut Yıldız adını verdiÄŸi ikinci bir köşk yaptırmış, bu isim daha sonra Abdülmecit, Abdülaziz ve Abdülhamit’in hükümdarlığında yaptırılan bütün gruba geçmiÅŸtir. Sultan Abdüaziz zamanında köşkler çoÄŸalmaya baÅŸlamış, Malta, Çit, Çadır, Åžale Köşkleri yapılmış, koru usta bahçevanların elinde bakir görünüşüne dokunulmadan düzenlenmiÅŸtir. Sultan Abdülhamit, burada 32 yıl yaÅŸamış, 33 yıllık saltanatında, ÅŸehir içinde ÅŸehir gibi olan bu korunaklı sarayı resmi daire ve haremi olarak kullanmıştır.
Yönetim Kısımları’na ilaveten Yıldız Sarayı’nda birçok bölüm ve bir de cami bulunmaktadır. 19 uncu yüzyılın sonunda, II. Abdülhamit zamanında tamamlanmıştır. Yapıların en büyük ve zarifi Åžale, sultanların nasıl bir lüks içinde yaÅŸayıp eÄŸlendiklerini göstermektedir. Dünyanın her yöresinden getirilen çiçekler, aÄŸaçlar ve bodur bitkilerle bezeli büyük saray parkından BoÄŸaz’ın panoramik görüntüsü çok güzeldir. Restorasyon çalışmaları nedeniyle sadece Åžale ve park halka açıktır.
Plajlar
Büyükada, Beykoz, Poyrazköy, Kilyos ve Sarıyerde plajlar mevcuttur.
NE ALINIR?
İstanbul mutfağı, Dünyanın önde gelen mutfaklarındandır. İmparatorluk başkenti olan kente ülkenin her yanından gelen malzemeler, ustalar, tarzlar, ve lezzetler Osmanlı Türk mutfağının ortaya çıkmasına neden olmuştur. İmparatorluk mutfağının devamı olan ve yeni tatlara açık olan Osmalı mutfağı her gün zenginleşmektedir.
İstanbul mutfağında, kuzu, koyun veya dana etine ilave edilen çeşitli sebzeler esas yemeklerdir. Pilav, börek çeşitleri, bulgur, kuru fasulye, zengin zeytinyağlı sebzeler yan öğünler olarak servis yapılır. Köfte ve şiş kebabı, döner kebap veya acılı, yoğurtlu, patlıcanlı diğer kebap çeşitlerinin makbulleri özel kebapçılarda bulunur. Hamur tartları, baklava, kadayıf ve benzerlerinin hakiki lezzetlisi, bu işi bazen birkaç nesildir devam ettiren küçük dükkanlardan temin edilir.
İstanbul’da da çeÅŸitli milletlerin lokantaları mevcuttur. Fast-food, hızlı atıştırma servisi veren çok sayıda mekan mevcuttur. Ancak lezzetli yöresel yemekler tipik lokantalarda tadılır. Rakı ve ayran, en meÅŸhur iki Türk milli içkisidir. Her ikisi de süt rengindedir: Alkollü olanı rakı; su katınca beyazlaÅŸan sert bir içkidir. DiÄŸeri ise sulandırılmış yoÄŸurttan imal edilen serinletici; ayrandır. Rakı aperatif olarak kuru yemiÅŸ veya kavun ve beyaz peynir ile, yemek süresinde çeÅŸitli meze çeÅŸitleri ile alınabilir, baÅŸka içkiler ile birlikte içilmez. Åžarabın ve biranın ana yurdu Anadolu topraklarıdır.
MeÅŸhur Türk Kahvesi, küçük fincanlarda sade veya ÅŸekerli misafirlere her firsatta ikram edilir. “Bir fincan kahvenin 40 yil hatırı vardır” sözü kahvenin Türkler tarafından bilinen kıvamı ile kullanılmaya baÅŸlandığı 16. yüzyıldan beri söylenmektedir.
YAPMADAN DÖNME
İstanbul’un dini mimari ÅŸaheserlerinden Süleymaniye Camiini ve Sultanahmet Camiini görmeden,
Ayasofya ve Kariye Müzesi ni ziyaret etmeden,
Topkapı Sarayı, Dolmabahçe Sarayı ve Rumeli Hisarını gezmeden,
BoÄŸaz’da ve adalarda vapur gezisi yapmadan,
Galata Kulesinden ve Pierre Loti’de İstanbul manzarası seyretmeden,
Sanat ve kültür etkinliklerini izlemeden,
Eğlence hayatını merak edip, görmeden,
Ortaköy pazarına uğramadan,
Büyükadada fayton turu yapmadan,
Boğazda, Kumkapıda, çiçek pasajında balık, kanlıcada yoğurt, Beyoğlunda profiterol yemeden,
Kapalıçarşı’da halı, mücevherat, deri giyim eÅŸyaları, Mısır Çarşısında lokum, baklava, pastırma, ÅŸekerleme almadan
Beyoğlunda ve tüm mega alışveriş merkezlerinde alışveriş yapmadan,
…Dönmeyin.
|
20 Ekim 2007, 00:49 tarihinde
istanbul, Şehirler kategorisi altında yayınlandı.
Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz.
Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.
Bu yazıyla ilgili TatilClub.org'da bulunan diğer yazılar |







6 Yorum
çok güzel bir şehir istanbul her köşesi tarih kokuyor.
bu site de çok güzel hazırlanmış
04 Temmuz 2008 Saat 14:00 de demi?ki
arkadaşlar lütfen burası güzel demeyin sonuçta hepimiz bu ülkede yaşıyoruz hepimiz buranın kokusunu alıyoruz yurdumuzun heryeri güzeldir buna laf yok arkadaşlar
10 Ekim 2008 Saat 19:05 de demi?ki
bencede çok güzel bir şehir ben istanbulda oturuyorum ve memleketime gidince hemen istanbulu özluyorum istanbulu özlediğim kadar mardini yani memleketimi özlemiyorum valla ayrıca bu site içinde çok teşekkürler
:D:D:D
08 Ocak 2009 Saat 16:24 de demi?ki
siteniz çok güel
08 Ocak 2009 Saat 16:24 de demi?ki
bu site cokkkkkkkkkkkkkk cüzel
02 Nisan 2010 Saat 12:56 de demi?ki
wawwwwwwwwwwwww ben bir prensesim ona göre daha kapsamlı bilgiler lütfen istanbula geliyorumdaaa. beni beklyin prenses geliyor bir sevgilim var onun için geliyorum 8 yaşındayım
28 Ekim 2010 Saat 16:46 de demi?ki
Yorum yapin